KIBRIS TÜRK ECZACILAR BİRLİĞİ TARİHİ

KIBRIS TÜRK ECZACILAR BİRLİĞİ TARİHİ

                               Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Tarihi

Kıbrıslıtürkler 1950'lerden itibaren iki toplumun yer aldığı sendika, birlik ve meslek derneklerinden ayrılarak kendi örgütlerini kurarmuşlardır. İngiliz yasalarına göre dernek kurmak için 21 kurucuya gereksinim vardı. 1959 yılında, sayıları 12 olan Türk eczacılar, eczacılık mesleğine yakın olan meslek sahiplerinin katılımı ile 21 sayısını tamamlarlar. 9 Ağustos 1959'da toplanan eczacılar ana tüzüklerini kabul eder. Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği (KTEB) bu şekilde kurulur.

Kurucu Eczacılar:(1959)

1-Mehmet Münir İzzet

2-Mustafa Hüsnü

3-Kamer H.Gönül

4-Kemal Feridun

5-Kâmran Aziz

6-Macit Tevfik İleri

7-M.Eyyüp Gemicioğlu

8-İlter Işın

9-Zekavet Işın

10-Biray Münir Pınar

11-Nebil Nabi

12-Arif Küfi

Birlik Başkanları

*Macit Tevfik İleri (1959-1971)

*Orhan Aktunç (1971-1973)

*Biray Münir Pınar (1973-1979)

*Nebil Nabi (1979-1981)

*Fatma Azgın (1981-1995)

*Aşar Ustaoğlu (1995-1996)

*Fatma Azgın (1996- )

Birliğin çalışmaları

KTEB, Kıbrıs'ın toplumlar arası çatışmaları ortamında 1971 yılına kadar pek faaliyet gösteremedi.

1971 yılında, yeni mezun genç eczacıların adaya dönmesi ve genel kurula katılmaları ile Birlik çalışmalarına canlılık geldi. Eski kuşak ile yeni kuşak eczacılardan yönetim kurulu oluşturuldu. Başkanlığa genç eczacılardan Orhan Aktunç getirildi. 1972 yılında ilk kez yıllık "Havan Dergisi" çıkarıldı ve uzun yıllar yayınlandı. 14 Mayıs Eczacılık bayramı kutlamalarına başlandı. Balolar, sosyal faaliyetler düzenlendi.

1973 yılında, genel sekreter olan Fatma Raşit (Sezer,Azgın)'ın eczanesi SEZER eczanesinde, Birliğin "Eczacılık Kütüphanesi", Sağlık Bakanı Dr.Niyazi Manyera tarafından açıldı.

Yine 1973 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 50. kuruluş yıldönümü nedeniyle devlet tarafından yapılan "en iyi vitrin yarışması"nı Birlik adına, Sezer eczanesinde düzenlenen vitrin düzenlemesi kazandı.

1973-1997 yılları arasında Birlik kurucusu olan Kâmran Aziz yönetim kurulunda görev aldığı için, Birlik'in sosyal çalışmalarına müzik kattı. Kâmran Aziz'in öncülüğünde, genç eczacı hanımların oluşturduğu "Eczacılar Korosu" balolarımıza ilgiyi artırdı.

Mesleği eczacılık olmayan pek çok insan balolarımıza katılmaya başladı. Kâmran hanım, meşhur ve sevilen şarkılara, mesleğimizle ilgili sözler yazıyordu. Eğlence gecelerimizi, Kâmran Aziz ve eczacılar korusu "Hoş geldiniz" (senden başka şarkısı) şarkısıyla açar ve yer yerinden oynardı. "Öyle bir hap bulsam ki" (öyle sarhoş olsam ki) şarkısı da çok sevilirdi. Bu tip "uyarlama" şarkılarından sonra Kâmran Aziz'in besteleri "Kıbrısım" ve "Al Yemeni Mor Yemeni" şarkıları kendi sesinden, koro eşliğinde söylenirdi. Şarkılar, istek üzerine birkaç kez tekrarlanırdı. Balolarımız o kadar ilgi görüyordu ki, yazın "Moonlight-Mehtap" geceleri de düzenlenirdi.

1973 Cumhurbaşkan muavinliği seçimi

Seçimlere Rauf R. Denktaş ve A. Mithat Berberoğlu aday olmuşlardı. Birlikler, dernekler, sivil toplum kuruluşları R. Denktaş'a destek veren açıklamalar yapmaktaydılar. O dönemde, başkan Biray M. Pınar (R. Denktaş'ın kayınbiraderi), genel sekreter de Fatma Raşit idi. Başkan'ın isteği üzerine, Birliğin R. Denktaşı desteklemesi konusu yönetim kurulunda tartışıldı ve iki adaylı bir seçimde adaylardan birini desteklemenin demokratik bir eğilim olamayacağı, ayrıca bu tip aktif siyasette tarafsız kalmanın uygun olacağı yönünde karar alındı.

KTFD Meclisi'ne üye göndermek

13 Şubat 1975 tarihinde, Kıbrıs Türk Yönetimi Meclisi, KTFD'nin kurulduğunu ve anayasa ile temel yasaları yapmak için "Kurucu Meclis" oluşturulacağını ilan etti. Kurucu Meclis, Meclisteki 30 milletvekiline ilave olarak birlik ve derneklerden seçilecek 10 milletvekili ile oluşacak ve sayı 40'a çıkacaktı. Bazı birlik, oda, sendika ve derneklere kontenjan hakkı tanındı ve 48 saat içinde genel kurul toplayıp kurucu meclise gönderecekleri üyeyi seçmeleri istendi. KTEB'e de kontenjan tanınmıştı. Birlik genel kurulu 15 Şubat 1975 akşamı o dönemde, gereksinim duymamız halinde lokal olarak kullanmamıza izin verilen Çocuk Esirgeme Kurumu'nda toplandı. Kurucu Meclis üyeliği için 5 eczacı aday olmuştu.. Macit Tevfik İleri, Biray Münir Pınar, Kamer Yusuf, Enver Emin ve Fatma Raşit(Sezer)(Azgın)'ın aday olduğu seçimde, en yüksek oyu Fatma Raşit aldı ve Birlik tarafından Kurucu Meclis'e gönderildi. Fatma Raşit 40 kişilik mecliste tek kadın üye idi. Baro tarafından seçilen A.M. Berberoğlu'na, salt çoğunluk ile seçilmediği yönünde bazı avukatlar tarafından dava açıldı ve üyeliği düşürüldü. Aslında tüm temsilciler basit çoğunluk ile seçilmişti. Bu dava emsal teşkil ettiğinden, bazı eczacılar tarafından Fatma Raşit'in de basit çoğunlukla seçildiği iddia edilerek dava açıldı ve onun üyeliği de düşürüldü. Bu şekilde üyeliklerin düştüğü derneklerde, 48 saat içinde yeni bir seçim yapılması istendi. KTEB'in o dönemde 40 üyesi vardı ve Saray Otel'de genel kurul yapıldı. Bu sefer 2 eczacı aday oldu: Fatma Raşit ve Enver Emin. Yapılan oylamada Fatma Raşit 21, Enver Emin 19 oy aldı ve Fatma Raşit yeniden Kurucu Meclis üyesi olmaya hak kazandı.

Fatma Azgın'ın Başkanlık Dönemi

140582.jpg

(14 Mayıs 1982 yılındaki baloda, Birlik Başkanı Fatma Azgın

Birlik kurucuları:

- Ecz. Kamran Aziz

- Ecz. Arif Küfi

- Ecz- Nebil Nabi

-Ecz. Biray Münir Pınar'a plaket takdim ederken)

1981 yılındaki genel kurulda başkanlığa getirilen Fatma Azgın, her yıl 14 Mayıs Eczacılık Bayramı kutlamaları çerçevesinde, Türkiye'deki eczacılık fakültelerinin değerli hocalarını konferans verip öğrencileriyle buluşmak amacıyla onları adaya davet etmeye başladı. 1983 yılında Türk Eczacılar Birliği (TEB) Başkanı seçilen Prof. Dr. Mekin Tanker 1984 yılı 14 Mayıs etkinliklerine, eşi Prof. Dr. Nevin Tanker ile katıldı. Mekin hoca, TEB'in Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FİP) üyesi olduğunu ve bizim birliğimiz KTEB'in de FİP'e üye olması için yardımcı olabileceklerini belirtti. 1985 Mayıs ayında Salamis otelde "Defne Eczacılık Günleri" toplantısı yapmıştık.. 14 Mayıs Eczacılık Bayramı TEB tarafından Ankara'da kutlanmış ve FIP genel sekreteri ile FIP toplum eczacılığı başkanı da davet edilmişti. Ankara'daki 14 Mayıs kutlamaları sonrasında, TEB başkan Mekin Tanker ve tüm merkez heyeti, konuklarını da alıp, Mağusa'da Salamis Bay Otel'de 3 gün süreyle ortak düzenlediğimiz "Defne 1985 Eczacılık Günleri"ne katıldılar. FİP yetkilileri, gerek Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FIP) gerekse dünya eczacılığı konusunda bildiri sundular. FIP yetkililerinin aramızda bulunmasını fırsat bilerek, KTEB'nin FİP'e üye olması konusunu değerlendirdik. Rum Eczacılar Birliği henüz üye değildi. Yunanistan üye idi. Bize önerileri şuydu: FİP'e başvuru yapıp üye olmak istediğimizi anlatmalıydık. Bu dilekçemiz, Büro tarafından değerlendirilecekti. Ve bizi 1986'da Helsinki'de yapılacak FİP kongresi başlamadan yapılacak Konsey toplantısına gözlemci olarak davet edeceklerdi. FİP konseyi, FİP başkanı, bürosu, FİP bölüm başkanlarının oluşturduğu karar organıdır. FİP yetkilileri, üyeliğin, yıllık aidat ve her yıl başka bir ülkede yapılan kongrelere katılma durumu nedeniyle pahalı bir iş olduğunu belirttiler. O günlerde Birliğimizin geliri çok kısıtlıydı. Salamis Otel'deki toplantılar sonrası verdiğimiz kokteyl partiye katılan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a bu durumu aktardık. Rahmetli Denktaş, "Siz üye olmayı becerin, devlet size maddi yardımda bulunur" diyerek güvence verdi. Biz kongre sonrası FİP'e üyelik başvurumuzu yaptık. FİP yönetimi, Kıbrıs sorununu bildikleri için bizim başvurumuz hakkında üyeleri TEB ve Yunanistan Eczacılar Birliği'nden görüş aldı. Sorun çıkmaması için Rum Eczacılar Birliği'nin de üyelik başvurusu yapmasını önerdi. TEB, FİP'e yazdığı mektupta Kıbrıs Türk ve Rum Eczacılar Birliği'nin ayrı ayrı üye olmalarına itirazları olmayacağını bildirdi.

FIP genel kurulu, Eylül 1986'da Helsinki'de toplanacak ve bizim üyelik başvurumuz onaya sunulacaktı. FIP'ten gözlemci olarak katılmamız için davet aldık. Toplantıya gitmeden, oy verecek delegelere, amacımızı ve birliğimizi anlatan bir mektup göndererek destek istedik.

Helsinki'ye Türk Eczacılar Birliği ekibiyle vardığımızda Yunanlılar'ın üye olmamızı engelleyeceğini öğrendik. O gün Hürriyet gazetesi, "KTEB uluslararası bir organizasyona üye olacak ve KKTC tanınacak" diye manşet atmıştı. Bu manşet, FİP yönetimini ve bizi zora sokmuştu. Bizim tezimiz; dünya eczacıları ve organizasyonu ile bir arada olmaktı. Politikadan uzakta tamamen mesleki anlamda bir başvuru yapmıştık. Hatta o dönemdeki Birlik tüzüğümüzden, "Birlik politika ile uğraşmaz" maddesini de FIP ve delegelere yolladığımız mektupta belirtmiştik. Olumsuz havayı dağıtmak için ben, TEB başkanı ve merkez heyeti üyeleriyle birlikte FİP delegelerini ziyaret ettik. FİP yönetim kurulu (Büro) her iki yılda bir seçilirdi. 1986 yılı kongresinde onların da seçimi vardı. Bu nedenle FİP sekreteri Yunan delegesini kırmak istemiyordu. Toplantıdan bir gün önce bize bir öneri yaptı: "Üyelik görüşmenizi gelecek yıl -1987- Amsterdam'da yapılacak kongreye erteleyelim" dedi. Ertesi gün sabaha kadar yanıt bekliyorlardı. Genel sekreter bize pek güven vermedi. O gece, FİP yönetiminde olan birisiyle görüştüm ve FİP genel kurulunun nasıl çalıştığını, üyelik oylanmasının nasıl olacağını sordum. Bana dedi ki;" FİP Büro'su üyelik görüşmesini yarınki gündeme koymuştur. Genel kurullarda, FIP yönetiminin önerisi çoğunlukla kabul edilir. Zaten oylama yapılmaz bile. Sadece "itirazı olanlar var mı?" diye sorulup konuşma hakkı verilir" dedi. Bu önemli bilgiyi aldıktan sonra, erteleme önerisine karşı çıkma kararı aldık. Ertesi sabah, Konsey toplantısı başlamadan, genel sekreter bizi davet etti. Toplantıda, biz ve TEB yanısıra Rumlar, Yunan ekibi de vardı. Biz ertelemeyi kabul etmeyeceğimizi ve o gün görüşülüp onaylanmasını istedik ve toplantı odasını terk ettik. Genel sekreter peşimden koştu ve beni korkutmaya çalıştı. "Bugün kabul edilmezseniz bir dahaki kurullarda kabul edilmeniz imkansız. Halbuki ben size gelecek yıla üye olacağınızın garantisini veriyorum" dedi. Ben "Ne olacaksa bugün olacak, gelecek yıl için size güvenmiyorum" dedim. Şaşırarak "Bana güvenmiyor musunuz ha ?" dedi. Belli etmedim ama risk aldığımızın farkındaydım. Konsey toplantısı başladı. Rum eczacı ile arka sırada "gözlemciler" bölümünde oturduk. Gündem maddeleri arasındaki "üyelik başvuruları"sırası gelinceye kadar heyecanla bekledik. Sıramız geldiğinde ilk sözü İsviçre delegesi aldı. "Biz tarafsız bir ülkeyiz, FIP'e siyasi konuların karıştırılmaması lazım. Biz tüm eczacı örgütlerini destekleyen bir federasyonuz. İki Kıbrıslı birlik de üye olabilir" dedi. Daha sonra İspanya delegesi söz alıp destek verdi. Türkiye ve başka delegeler de bize arka çıktı. Olumsuz konuşan sadece Yunanistan delegesi idi. Konuyu politikaya getirip, "işgal"den söz etti.. Rum eczacı, "Kıbrıs'ta tek eczacılar birliği var, Türk eczacılar birliği 74 işgalinin ürünüdür" dedi. Sıra bana gelmişti: "Biz eczacıyız, eczacılık yapıyoruz. Kıbrıslıtürk eczacıların örgütü vardır. Bu birlik 1959 yılında kuruldu. 1974 sonrası değil. Biz politikacı değiliz, Kıbrıs sorununu çözemeyiz. FIP'e üye olmamızın amacı, dünya eczacıları ve birlikleriyle aynı çatı altında olmak ve eczacılık alanındaki gelişmelerden haberdar olmaktır" dedim. Tartışmaların bittiği ve üyeliğimizin kabul edildiğini düşünürken, FIP genel sekreteri, Yunan Eczacılar Birliği'nin, bu konunun 1987 FIP kongresinde görüşülmesi için erteleme önerisi verdi. Bu öneri oylandı ve çok az üye destek verdi. FIP üyesi olmuştuk artık. Yunan temsilci Rum gözlemciyi de alarak salonu terketti. Ben de dışarı çıkıp, bizi heyecanla bekleyen ve salona giremeyen (genel kurula sadece delegeler ve gözlemciler girebilir) ekibimize haber verdim. Çok mutluyduk. Yıllarca Rum Eczacılar Birliği, üyeliğimizin geri alınmasını talep etti. Ancak FIP buna fırsat vermedi. Fatma Azgın FIP'in her yıl başka ülkede yapılan kongrelerine "konsey üyesi" olarak katıldı. 1990 yılında, FIP kongresi İstanbul'da yapılmıştı. Orada kendimizi bir bakıma ev sahibi gibi gördüğümüzden, FIP yetkililerine ve delegelerine, Türk Eczacılar Birliği yönetimi ve organizasyon komitesine Birliğimiz Pera Palas otelde bir teşekkür resepsiyonu verdi. Davetliler uzun yıllar, Pera Palas'ın ortamından ve ağırlamamızdan sitayişle söz ettiler. Birliğimiz, Kıbrıs 2004 yılında AB üyesi olunca, EPHA (Avrupa sağlık örgütü)'ya otomatikman üye yapıldı ve toplantılarına çağrı almaya başladık.

Güç Ecza Deposu'nun Kurulması

1974 harekâtından sonra Kıbrıs'taki eczaneler, ilaç sıkıntısı yaşamaya başladı. Çünkü tüm ilaçlar, değişik Rum acentelerden alınırdı. O dönemde her ilacı bulacağınız ecza deposu yoktu. Eczane için gerekli ilaçlar hangi ilaç firmasının ise onun Kıbrıs'taki Rum temsicisi ve toptancısından temin edilirdi. Rum tarafından ilaç almak mümkün olmayınca, ilaç ihtiyaçlarını, o dönemde Türkiye'den ithalat yapmaya tek yetkili ETİ Ltd. aracılığıyla getirtme kararı aldık. Yönetim kurulu olarak eczanelerin sipariş listelerini topladık ve Eti'ye verdik. Tüm ithalat gemi ile yapılıyordu. İlaçlar gelince onları tasnif edip eczanelere dağıttık. Bu iş böyle yürümezdi. Eczacıların depo kurup ilaç getirmesi gerekliydi. O dönemde mevcut 30 eczane sahibi eczacı üyemiz ile toplantı yaptık ve depo kurma karararı aldık. Deponun ismini Kâmran Aziz seçti ve "YETİŞ Ecza Deeposu" kuruldu. Bu kuruluş bir ortaklık sözleşmesine dayanıyordu. 20 eczacı ortak olmuştu. İş Bankası'ndan kredi istedik. Her birimiz İş Bankası'na 50 KL yatırdık ve karşılığında her kişi için 50 KL kredi aldık. İstanbul'da ilaç firmalarıyla görüşmek ve sipariş vermek için bazı meslektaşlarımızı gönderdik. Döndükleri zaman hayal kırıklığı yaşadık. Çünkü bu arkadaşlar başka bir depo kurduklarını belirttiler. Yetiş'in 18 ortağının morali bozuldu ve güveni sarsıldı. Yetiş ortakları İş Bankası'na gidip yatırdıkları 50KL'nı çektiler ve YETİŞ doğmadan ölmüş oldu. Artık yavaş yavaş başka ecza depoları kurulmaya başladı.

Eczacılar Birliği olarak, KIT statüsünde olan Eti. Ltd yönetimiyle görüştük ve onları ecza deposu kurmaya ikna ettik. Eti Ecza Deposu günden güne gelişti ve eczacıların desteğini aldı. Buna rağmen, Eczacılar Birliği olarak, kendi depomuzu kurma fikrinden vazgeçmiyor, arkadaşlarımızı ikna etmeye çalışıyorduk. Eczacılar birbirlerine güvenmiyorlardı. Bu güvensizliği yenmek için Eti.Ltd müdürüne bir teklif götürüp bizi de hissedar yapmalarını istedik. Eti Ecza deposu Eti.Ltd'den ayrılıp ayrı bir şirket olmalı ve %51 çoğunluk hissesini almalıydı. Eczane sahibi eczacılar da %49 hisseyi kendi aralarında eşit miktarda bölüşecekti. Eti, depodan çok iyi kazanç sağladığı için teklifimizi reddetti. Biz de onlara şunu söyledik: "Deponuzun çok iyi çalışması eczacıların desteği nedeniyledir. Bizi ortak almamakla yanlış yaptınız. Biz mutlaka kendi depomuzu kuracağız ve uzun vadede Eti.Ecza deposu kaybedecektir." "Yetiş" deneyiminden sonra arada bir kendi depomuzu kurma girişimleri yapıyor, başarısız oluyorduk. Eti'nin önerimizi kabul etmemesinden sonra 1988 yılı başında yeni bir girişim başlattık. Yeni arkadaşlarımız mezun olup gelmiş, sayımız artmıştı. Birlik olarak tüm eczacılara duyuru yaptık ve depo kurmak amacımızı bildirdik. Birkaç kez tartışmalı toplantılar yaptık. Eczacıların en büyük korkusu mevcut depoların bize rekabet yapıp bizi batırmasıydı. Bu korkuyu; "Bu deponun sahibi eczacılar olunca müşterisi de olacaktır ve ilk günden Kıbrıs'ın en büyük deposu olacak" diyerek gidermeye çalıştık. Sonunda, 27 eczacı bu işe tamam dedi. 22 Haziran 1988'de şirketin kuruluşu tescil edildi. Her eczacı o dönemin parasıyla 1 milyonluk hisse satın almıştı. Şirketimizin isim annesi yine Kâmran Aziz oldu. Onun önerisi olan "Güç Ecza Deposu" kabul edildi. 1988 yılı sonuna doğru, hissedar olmayan tüm eczane sahibi eczacılara, üye olmaları için çağrı yaptık. İlk hissedarlar eşit miktarda hisse sahibiydi. İkinci davetimizde, bazı eczacılar Güç Ltd.'e ekonomik nedenlerle daha az hisse ile katılabileceklerini belirttiler. Sonuçta 23 eczacı daha hisse alarak Güç Ltd. Hissedarı oldu. İkinci partide girenlerin bir kısmı tam bir kısmı yarım bir kısmı da çeyrek hisse aldı. Şirketin hissedar sayısı 50 kişiye ulaşmıştı. Zaten şirketler yasasına göre, 50 üyeye kadar kurulan şirketler "Özel şirket", 50'nin üzerinde olursa "halka açık şirket" statüsünü kazanır.. Yeni üyelerle daha da güçlenen Güç ecza deposu çeşitlerini artırdı, bilgisayar sistemi kurdu. İlaçları, İstanbul Galenos Ecza Deposu'ndan ithal ediyorduk. İlk binamız küçük bir dükkandı. Daha sonra büyüdükçe daha büyük binalara geçtik. Daha sonra arsa satın alıp, inşaat yaptırdık. Binanın açılışını 1997'de yaptık. Fatma Azgın şirket yönetim kurulu başkanlığını 9 yıl yürüttü. 1997 yılında, şirket yönetiminden ayrıldı.

Birlik Yasası

Birliğimiz, 1959-1999 yılları arasında, dernekler yasasına bağlı olarak çalıştı. 1976 KTFD anayasası, meslek örgütlerine yasa ile kurulma hakkı vermişti. Anayasanın verdiği bu hak ile ülkemizdeki meslek örgütlerinin yasaları geçmeye başladı. 1980'den itibaren, biz de yasa taslağı üzerinde çalışmaya başladık..1990'lı yıllarda daha ciddi çalışıp, yasanın hükümetler tarafından Meclis'e öneri olarak sunulması yönünde çalışmalar yaptık. 1994 yılında Birlik yasa teklifi Meclis'e sunuldu. Ancak 1998 yılındaki genel seçime kadar çıkarılamadığı için öneri kadük oldu. 1998 seçimiyle iş başımna gelen hükümet döneminde Sağlık Bakanlığı, yasa teklifini meclise sundu. Ve yasamız 20 Nisan 1999 tarihli meclis birleşiminde kabul edilip, "Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği" yasası 3 Mayıs 1999'da resmi gazetede yayınlandı. Bu yasa, meslek icra edenlerin Birlik üyesi olmasını zorunlu kılıyordu. Zaman içinde yasada eksik olan ve zorluk çıkaran durumlar farkedildi. 16 Mart 2009'da yasada değişiklik yapılıp sıkıntılar giderildi. (Genel kurul toplantı yeter sayısının düşürülmesi ve Birlik yönetim kuruluna, Birlik adına mal alıp satma ve borçlanma yetkisi verilmesi)

Birlik Lokali

1959-2001 yılları arasında Birliğimizin lokali olmadı. Çünkü bina satın almak bir yana, kira verecek durumda değildik. Uzun yıllar eczacı sayısının azlığı, eczacı sayısı çoğaldıktan sonra da birlik üyeliği zorunluluğu olmaması, Birliğin mali harcamasına izin vermiyordu. Yönetim kurulu toplantıları ya başkan veya yönetim kurulu üyesinin eczanesinde yapılırdı veya lokali olan başka derneklerin mekanında . Bu nedenle pek çok yazı, evrak kayboldu. Genel kurul ve daha geniş katılımlı toplantılarımızı, Çocuk Esirgeme Kurumu, Tabipler Birliği, Mimar Mühendis Odalar Birli'ğinin binasında yapıyorduk. Konferans, balo 14 Mayıs kutlamaları için de Otel salonlarını kiralıyorduk. Bir dönem, Kamran Aziz'in Selen Otopark'taki eski binanasında kiraladığı ofisi de kullandık. Üyelerden aldığımız aidat yeterli değildi. Düzenlediğimiz sosyal faaliyetlerden elde ettiğimiz geliri, başka etkinliklerde kullanıyorduk. Birliğimizin yönetim kurulu ve diğer organlarında çalışanlar gerçek bir gönüllülük ilkesiyle hareket etti. 1999 yılında, Birlik yasasının geçmesi sonucunda, üyelerimizden topladığımız giriş ve aidatlar ile bina kiralayacak duruma gelmiştik. 1 Eylül 2001 yılında ilk lokalimizi Yenişehir-Lefkoşa adresinde açtık. Birliğin işlerini ve üyelerle iletişimi sağlayacak bir sekretere ihtiyacımız vardı. Yapılan mülakat sonucunda Hidayet Uluboy sekreter olarak seçildi. Halen, görevini sürdürmektedir.

2007 yılında lokal binası olarak kullanacağımız bir mülk satın alma girişimi başlattık. Mevcut kaynaklarımıza, üyelerimizin bir defaya mahsus ek aidat aldık. 15 Ekim 2008 tarihinde Lefkoşa Kermiya'da zemin kat binamızı satın alarak taşındık. Yasamız, yönetim kurulunun borçlanma ve satın almasına izin vermiyor, binanın Birlik adına koçanlanmasını da engelliyordu. Bu nedenle, binayı satın almak için eksildiğimiz parayı iki üyemiz borç aldı. Binanın koçanı yönetim kurulu üyeleri adına yapıldı. Bu anomaliyi giderecek yasa değişikliği 16 Mart 2009'da yapıldı. Bu arada borcumuz bitmişti. Binanın koçanı 4 Eylül 2009'da Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği'ne geçti. Kasım 2011'de Birlik binamızda tadilat yaptırdık.

Eczacılık Müzesi                                

Ecz.Kamran Aziz'in Eczanesi                                       Kamran Aziz'in      Resmi 

Birliğimizin ilk kurucularından ve ilk kadın eczacılarından olan Kamran Aziz, Aziz Eczanesi'ni Lefkoşa'da 1947 yılında açmıştı. Kamran Aziz, Kıbrıs'ın tanınmış bestekarı ve müzik topluluğu sahibidir. Eczacılık ile müzik hayatını birlikte sürdürmüştür. 1997 yılına kadar Birlik ve Güç ecza deposu yönetim kurulunda görev almıştır. Kamran hanım 1997 yılında eczanesini kapatma kararı alınca, eczanesini "Eczacılık Müzesi" yapmaya karar verdik. Müzeyi, "Aziz Eczanesi"'ni lokalimiz olmadığı için Güç ecza deposunun 1997 yılında sahip olduğu yeni binasının bir bölümüne yerleştirdik ve Güç'ün açılış töreninde müze de açılmış oldu. Müzeyi önce 2001 yılında kiraladığımız binaya, sonra da 2008 yılında satın aldığımız taşıdık. 2011 yılında binada yaptığımız tadilat ile, Müze, halka açık ziyaretlere uygun bir konuma getirildi.

Eczacılık Uygulamasında Önemli Değişimler

KTBKK'ğı Askeri Reçeteleri Yapma hakkı

1975-1992 yılı arası, tek eczanenin ihale sonucunda kazanmasıyla yapılan askeri reçeteler, 1992 yılında Birlik ve KTBKK'ğının yaptığı sözleşme ile tüm eczanelere açıldı. Sonraki yıllarda, sözleşme yapan eczanelere nöbet sistemi getirildi ve daha sonraki yıllarda havuz sistemi(sözleşme yapan eczanelerden eşit para tutarında ilaç almak) getirilerek daha adaletli bir yapıya kavuştu.

*Sosyal Sigortalarla Sözleşme

1976'da kurulan Sosyal Sigortalar, sigortalı hastaların ilaçlarını devlet hastahanelerinden temin ederdi. Uzun yıllar, sigortalıların eczanelerden de ilaç alabilme konusunda mücadele verildi. 1993 yılı sonunda, Sağlık bakanı Ertuğrul Hasipoğlu döneminde, sigortalıların özel hekimlerden aldığı reçetelerin eczaneler tarafından verilebileceği konusunda anlaşma yapıldı. 1994 yılında iş başına gelen hükümetin Çalışma Bakan'ı Özkan Murat bu uygulamayı remen başlattı. Eczacılar Birliği, ilaç listelerinin hazırlanmasında, sorunların çözülmesinde, ve sigortalar ile eczaneler arasında yapılacak sözleşmelerin onaylamasında yetkili kılındı.

*İlaçlarınPerakenteSatışFiyatlarınınbelirlenmesiveilaçambalajlarının  etiketlenmesi

2004 yılında Sağlık Bakanlığı yapan Hüseyin Celal, Birliğimiz'in arzuladığı pek çok reformun gerçeklenmesinde rol aldı. Eczacı karının saptanması, ilaç kutularının etiketlenmesi, her eczanenin zorunlu yaz tatili yapması ve resmi tatil günlerinde sadece nöbetçi eczanelerin açık olması uygulamasında Eczacılar Birliğini yetkili kılıdı. Yine Hüseyin Celal döneminde, Eczacılık ve Zehirler yasasındaki "şirketlerin eczane açması ve çalıştırması" maddesinde değişiklik önergesi vererek yasalaşmasına katkı yaptı. Bu değişiklikle, Şirketler'in açtığı eczanede bilfiil sorumlu eczacı olarak çalışacak kişinin şirket hisselerinin %51'ne sahip olması kuralı getirildi. Yönetim Kurulumuz, 9 Haziran 2004 tarihinde, tüm eczane ve ecza deposu, ithalatçı ve üretimcilerine gönderdiği yazı ile eczacı karının %25 olarak saptandığını duyurdu. Aynı yazıda, ecza deposu, ithalatçı ve üretimci firmaların, ilaç ve tıbbi malzemelerin toptan, perakent satış fiyatını gösteren listelerin çıkarılması ve bu listelerin Birlik tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceği belirtildi.

İlaçların perakente satış fiyatlarını gösterecek şekilde etiketlenmesi

İlaç fiyatlarına açıklık ve bir standart getirilmesi amacıyla, Birlik yönetim kurulu etiket bastırarak, ilaç kutu ve ambalajlarının üzerinde perakente satış fiyatının yazılmasını uygulamasını başlattı. İlaç ve tıbbi malzeme dağıtan ve üreten ve satan tüm kuruluşlardan, ilaç kutularının veya ambalajlarının üzerine, KTEB'nden alacakları etiketlerle perakente satış fiyatlarını koymalarını istedi. Bu uygulama 21 Haziran 2004 yılında başladı.

Nöbet Listelerini Hazırlama ve Resmi Gazetede Yayınlama Yetkisi

Nöbet listeleri ve eczanelerin çalışma düzeni, Birlik tarafından hazırlanır ve Sağlık bakanlığının onayına sunulurdu. Zamanla, bakanlığın onayı sorun çıkarmaya başladı. Mesleki bir uygulamaya siyasetin karışması haline geldi. Bu duruma köklü bir çözüm getirmek amacıyla, Sağlık bakanı Ahmet Kaşif ve başbakan Derviş Eroğlu'nun girişimiyle, bakanlar kurulu tüzükte yaptığı değişiklikle, bu süreci, resmi gazetede yayınlamak da dahil, Eczacılar Birliği yönetim kuruluna devretti.

 

 Ecz. Fatma Azgın

Nisan 2012 Kıbrıslıtürklerin Eczacılık Mevzuatı

                  ve kısa tarihi